Yayınevimizin Tanıtımı

Âlemlerin rabbi olan Yüce Allah’a hamd olsun. Nebilerin sonuncusu, Ademoğullarının efendisi, muvahhidlerin önderi, mücahidlerin ve muttakilerin imamı olan Rasûlullah’a, tertemiz ailesine, değerli ashabına ve din gününe dek kendisini dost edinenlere salat ve selam olsun.

Günümüzde Türk toplumunun üzerinde batılılaşmanın etkisi açıkça görülmektedir. Bazı şer odakları, hâlâ, var güçleriyle İslam kimliğini, Müslüman Türkiye’nin dört bir yanında silmeye, yok etmeye gayret etmektedirler. İslam’a kendi yuvasında darbe indirebilmek için yaptıkları planları hayata geçirmek uğruna ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu şer odaklarının İslâm’ı yok etme plan ve programları yaklaşık bir asırdır Türkiye’de sistemli bir şekilde uygulanmaktadır.

Bunun karşısında Türkiye’de İslam daveti hilekâr ve yıkıcı engellerle karşılaşmıştır. Bu engellerin en önemlilerinden biri, şer odaklarının eğitim, öğretim ve medya üzerine yoğunlaşmasıdır. Hatta medya organlarının çoğunu kontrol altına almışlardır. Bunlar, uydu kanalları fitnesine ek olarak, 200 yerel kanalı ile her eve giren televizyon, gazete ve dergilerdir. Bütün bunlar Müslüman Türk halkını batılılaştırmayı hedeflemektedir.

Yaklaşık elli yıl kadar önce -Türk halkı biraz özgürlük elde ettikten sonra- İslam davetçileri her yola tevessül ederek Allah Teâlâ’ya davet, gerçek İslâm’ı tanıtma, hayatın her alanında dini temsil edip savunma çalışmalarına başladılar. Bu çalışmalardan bir kısmı da basın, yayın ve tercüme faaliyetleriydi. Fakat -üzüntü vericidir ki- tercüme veya telif eserlerin geneli bazı olumsuzluklar içermekteydi. Bunlardan bazıları, mezhebî taassublar içermeleri, dinin temel meseleleri ile ilgili olmayıp bazı ferî konularla sınırlı kalmaları ve ilmî çalışmaların kısırlığı gibi olumsuzluklardır. Hatta Hanefî mezhebine bağlı olan Türk halkı, birkaç sene öncesine kadar Hanefî mezhebinin aslî kaynaklarından bile habersiz kalmıştır. İşte bu yüzden bu Müslüman toplum içinde gerçek İslam’ı bilmezlik böylece uzayıp gitmiştir.

Buradan hareketle; içinde Müslümanın dünya ve ahretindeki kurtuluşunu barındıran, “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” yöntemi ve başta ümmetin izzet ve şeref kaynağı dört imam olmak üzere selef-i salihîn metoduyla akide, tevhid, usul, fıkıh, hadis, tefsir ve Allah’a davet alanındaki İslamî esaslar ile ilgili temel kitapları -inşaallah- (Türkiye’deki İslam davetinin doğru bilgi kaynağı olması amacıyla) yayınlamak üzere bir “yayınevi” kurmayı düşündük. Akide, tevhid ve davet alanında kitap ve broşürler tercüme edip basımını gerçekleştirmek, Türkçe İslamî kasetler yayınlamak üzere Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in hicretinin 1412. yılında/miladi 1992’de GURABA YAYINLARI’nı kurarak -Allah’a sonsuz hamd ve şükürler olsun- işe başladık.

Hedeflerimiz:

1- Aynı anda batılılaşma, mezhepçilik, aşırı tasavvuf, Şiileştirme ve Hıristiyanlaştırma faaliyetlerine maruz kalan Türkiye’de, Allah Teâlâ’ya davet ve gerçek İslam’ın yayılması…
2- Sahih ilmi neşretmek suretiyle ve meşru vesileleri kullanarak Türkiye’de dupduru bir Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat akidesinin ve gerçek İslâm’ın yayılması…
3- Yeni nesli, gerçek İslam üzere eğitmek ve bu daveti savunacak bir kamuoyu oluşturmak…
4- İslamî kitapları; eğitim kurumlarına, derneklere, ilim adamlarına, davetçilere, aydınlara, hocalara, bilinçli gençlere ulaştırmak ve İslamî eserlere erkesin kolayca ulaşabilmesini sağlamak…

Guraba Yayınları’nın Çalışma Plânı:
1- Türkiye’deki İslam davetinin nüvesi için doğru bir yöntem oluşması maksadıyla usulde Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat yöntemini temsil eden; akide, fıkıh, eğitim ve davet alanındaki bir grup kitabın yayınlanması, eğitim kurumlarına, enstitülere, derneklere, ilim adamlarına, davetçilere, hocalara, öğrencilere ve gençlere ulaştırılıp kütüphanelere kazandırılması…
2- Sahih ilmin herkese en kısa yoldan ulaştırılması için ve tüm meşru vesileleri kullanarak çeşitli İslamî ilimler alanında Türkçe ufak broşürler yayınlanıp dağıtılması… Sabah-akşam yapılacak zikirler, İslam’ın tanıtımı, akide, tevhid, davet esasları, fıkıh, fıkıh usulü gibi alanlardaki broşürlerin yayınlanıp toplumun tüm seviyelerine ulaşacak şekilde dağıtımının sağlanması…
3- Birtakım derslerin, konferansların, hutbelerin, konuşmaların, öğütlerin neşri amacıyla ses kasetlerinin yayınlanıp dağıtılması… Mümkün ve meşru olan her türlü vesile ile halkın aydınlatılması, tevhidin ve gerçek İslam’ın yayılması amacıyla broşürlerde yer alan yazılı malzemenin ses kasetlerine kaydedilmesi…
4- Kitaplarımızı ve ses kasetlerimizi internet yolu ile halkımıza ulaştırmak için yayınevimiz adına bir site kurmak… Bu site aracılığı ile sadece Türkiye’de eğil bütün dünyada sahih ilmi ve gerçek İslam’ı tanıtmak…


Gayemiz

Yüce Kur’ân ve sahih Sünnet’e dönmek, Kur’ân ve Sünnet’i bu ümmetin selefinin (sahâbe-tabiûn-etbâu’t-tabiîn) anladıkları ölçüde anlamak, hayatın her sahasına Kur’ân ve Sünnet’i hâkim kılmak…

Bu konuda Allah Teâlâ’nın şu âyeti bize yol göstermektedir:

وَمَن يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدَى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ الْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِ مَا تَوَلَّى وَنُصْلِهِ جَهَنَّمَ وَسَاءتْ مَصِيرًا ﴿١١٥﴾

“Hidâyet kendisine tebliğ edildikten sonra kim Rasûle karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başka bir yola saparsa, onu seçmiş olduğu yolda bırakır, cehenneme atarız. O, ne kötü bir düşüştür.” (en-Nisâ’, 115)

Müslümanların hayatına girmiş olan şirkin her çeşidini temizlemek… Münker olan her beşerî ideolojiden ve bid’atten Müslümanları sakındırmak… İslâm’ın özünü bilen muteber hadis âlimleri tarafından kusurlu görülen bütün zayıf ve mevzu rivâyetlerden Sünnet’i arındırmak… Çünkü bu iftiralar, tertemiz olan İslâm’ı bozmakta ve Müslümanların önünde her zaman bir engel teşkil etmektedir.

Müslümanları hak din ile terbiye etmek ve onları, İslâm’ın ahkâmını yürürlüğe koymaya teşvik etmek… İnsanları, Allah’ın rızasına ulaşmak hususunda kefil olan İslâm’ın edep ve faziletleriyle süslenmeye çağırmak, ki ancak bu haslet ile saadete erişilip zirveye ulaşılabilir.

İnsanları gerçek ve sahih anlamda Allah sevgisine davet etmek… Bu da ancak takva ve taatle olur. Ayrıca insanları Rasûlullah sevgisine davet etmek ki, bu da O’na uymak ve kendisini en güzel örnek kabul etmekle olur.

İmâm Mâlik’in ifade ettiği şekilde, insanları Selef-i Sâlihîn yoluna döndürmek: “Bu ümmetin evveli ne ile ıslah olduysa, sonra gelenleri öyle ıslah olur. O gün dinde olmayan şeyler, bugün de dinden değildir.” İslâm birliğini kurmak için azimkâr olmak ve Müslüman cemaatlerin programlarını hak üzere ve hak yolda toplamaya gayret göstermek… Müslümanların vahdeti yerine, dağılmalarına vesile olan hizipçilik musibetinden uzak kalmak… Çünkü biliyoruz ki; bu hizipçilik, İslâm kardeşliğinin temiz atmosferini yok etmektedir.

Çağın şu andaki bütün problemlerine İslâm’ın sunduğu çareleri ve huzuru takdim etmek… Rabbânî toplumu yeniden oluşturabilmek ve yeryüzünde Allah’ın hükmünü tatbik etmek için Rasûlullah’ın ölçülerinden taviz vermeksizin çalışmak…

İşte bu, bizim gayemizdir. Bütün Müslümanları ayrım gözetmeksizin, topluca bunları hayata geçirmeye ve bizlere yardımcı olmaya çağırıyoruz. Çünkü bâkî olan İslâm’ın; yeniden yayılması için samimi kardeşlik duygularıyla, saf bir muhabbetle ve en önemlisi de Allah’ın yardımıyla bu gayeyi hayata geçirmek üzerimize büyük bir emanettir. Saf ve katışıksız gönüller Allah’ın vaadi, zaferi ve nizamının gerçekleşmesinin teminatıdır.

يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَا إِلَى الْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْأَعَزُّ مِنْهَا الْأَذَلَّ وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ ﴿٨﴾

“…Şeref Allah’ındır, Rasûlünündür ve bütün mü’minlerindir…” (el-Munâfikûn, 8)


Yayında Mihenk Taşıyız

ÇÜNKÜ BİZ…

Yayında mihenk taşıyız… Çünkü içeriğinde sonradan uydurulmuş bid’atler, hurafeler, yalan kıssalar, hikâyeler ve uydurma rivâyetler bulunan kitaplar değil; Kur’ân ve sahih Sünnet’e dayalı eserler yayınlıyoruz.

Yayında mihenk taşıyız… Çünkü delillerden yoksun bâtıl ve bid’at akîdeler içeren kitaplar değil, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ve ashâbının akide ve yöntemini izlemek anlamına gelen Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat akidesini ihtiva eden eserler yayınlıyoruz.

Yayında mihenk taşıyız… Çünkü kaleme sarılıp din hakkında ağzına geleni söyleyen her kişinin kitabını değil, ilimlerine ve imamlıklarına ümmetin şahitlik ettiği, İmam Ebû Hanîfe, İmam Mâlik, İmam Şafiî, İmam Ahmed’in veya bunların yollarını izleyen diğer imamların eserlerini yayınlıyoruz.

Yayında mihenk taşıyız… Çünkü âyet ve hadisleri; arzular, istekler, akıllar ve batılılar tarafından konulmuş esaslar çerçevesinde yorumlayan kitaplar değil; âyet ve hadisleri; sahabe neslinin, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat âlimlerinin ortaya koyduğu ilkeler ile kavramaya çalışan kitaplar yayınlıyoruz.

Yayında mihenk taşıyız… Çünkü ahlakî eğitim ve terbiye metodlarını; Yunan, eski İran ve Hindistan’daki ahlak felsefelerine dayandıran kitaplar değil, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ve değerli ashabının ahlakî ölçülerini içeren, nesilleri bu ahlakî esaslara göre terbiye eden imamların ve onların izinde gidenlerin eserlerini yayınlıyoruz.

Yayında mihenk taşıyız… Çünkü Allah ve Rasûlü tarafından konulan itidal ve orta yol ölçülerinden ayrılıp uç görüşlere saplananların kitaplarını değil, hak ehlinin izlediği orta yolu, Kur’ân ve Sünnet’in koyduğu dengeyi temsil eden ulemanın eserlerini yayınlıyoruz.

Yayında mihenk taşıyız… Çünkü biz, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’iz.

Guraba Yayınevi Tanıtım Filmi